Göz teması kurarak, sevgi dolu konuşun....

Biz güzel kızım doğduğu günden itibaren onunla konuşarak iletişim kurduk. Daha önceki yazılarımı okuyan anneler hatırlayacaktır, Hamileliğimin 6. ayından itibaren bebeğime MP3 ile bebeklere özel klasik müzik dinlettim. Eşim de düzenli olarak kızımız ile akşam sohbetleri yapardı :))) Doğduktan sonra da ilk aylarından itibaren göz teması kurarak konuşmalarımıza devam ettik. Ben altını değiştirirken, banyo yaptıracağım zaman, beslenme saati geldiğinde herşeyi yüksek sesle dillendirip, gözlerinin içine bakarak kızımı da olaya dahil ediyordum.

''Şimdi bezimizi değiştirme vakti''....................
''Evet, güzel kızım şimdi beraber yemek yiyeceğiz''..................
''Şimdi banyo zamanı. Yıkanalım mis gibi kokalım değil mi?........
''Haydi gezmeye gidiyoruz'' ....
''Şimdi yeni elbiselerini giydiriyorum, sıra çoraplarında, sıra elbisende v.b.....''  her yaptığımı dillendirerek yaptıklarıma onunda dahil olacağını hissettirdim. Sürekli göz temasına dikkat ettim. Bence bebeğinizle konuşurken göz teması ilk aylardan itibaren yapılması gereken en önemli konu.
''Doğduğu andan itibaren anladığına emin olarak her sabah gülümseyen bir yüz ifadesi ile şarkı söyler gibi ''Güzel kızıma günaydın, günaydın'' .....  diyerek onu uyandırdım.
 Bu davranışlarım

onun da bu evde önemsediğinin , dikkate alındığının, sayıldığının bir kanıtı oldu.
Sizinle konuşmak istediğinde, size seslendiğinde yapmanız gereken en önemli nokta elinizde ki iş ne ise onu anında bırakıp dizlerinizin üzerine çöküp, aynı göz seviyesine geldikten sonra gözlerinin içine bakarak ''Evet tatlım şimdi seni dinliyorum'' deyip onu dinlemektir. Ben şahsen bu davranış şeklimin geri dönüşümünün çok olumlu olduğunu yaşayarak görüyorum ve çok seviniyorum.
Çocuklarımız, bizlerin davranışlarıyla şekilleniyorlar. Onlara ne verirsek onu alacağımızı unutmamalıyız. Ben bir çocuk gördüğümde o çocuğun tavırlarından hemen hemen ailesinin ona nasıl davrandığını tahmin edebiliyorum.
Eğer bebekliğinden itibaren yavrunuzu dikkatlice gözlemlerseniz, yumuşak ses tonu ile konuşursanız, güleryüzlü iseniz, eşinizle tartışmalarınızı çocuğunuzun olmadığı anlarda yapıyorsanız, çocuğunuzun yanında eşinize sevgi gösterileri yapabiliyorsanız, ( ki bir çocuğa verilebilecek en özel miras, sevgi ifadelerinin paylaşıldığı ebeveynlerinin içinde büyümesini sağlamaktır) çocuğunuzun problemlerinden korkmayın. Sevgi ortamında büyüyen bir çocuk her zaman özgüvenli, ayakları yere basan, sorun çözmede becerikli, ne istediğini bilen bir çocuk olacaktır.
Defne geçenlerde ''Annneeeee.....''diye seslendi... Bende mutfaktan ''Efendim canım'' diye cevap verdim.
Biraz sonra yanımdaydı ve bana bir şeyler anlatıyordu. Ben o an dizlerimin üzerine çökmüş, onu dinlemeye çalışıyordum ama o sırada gözüm başka bir şeye takılmış ve göz teması kurmayı atlamıştım.
Kızım hemen müdahale ederek başımı kendi eli ile yüzüne doğru çevirdi ve ses tonunu yükselterek ''Ama anne benim yüzüme bakmıyorsun'' dedi...
Emin olun; çocuklarınıza evin bir ferdi olduğunu, güven ve sevgi yumağı içinde bulunduğunu hissettirdiğinizde aşamayacağınız hiçbir zorluk yok.
Empati yapın... Başka bir gezegene gittiğinizi ve gezegenin hiçbir kuralını bilmediğinizi düşünün. O gezegende ne görürseniz onu öğrenir ve doğrunun gördüğünüz şey olduğuna inanarak o şekilde davranmaya devam edersiniz.
Gelecekte de çocuğunuz; özellikle 3 yaşına kadar bilinçaltına kaydettiği bilgiler ışığında davranan bir yetişkin olacak. Ailesinden öğrendiği şekilde davranışlarını şekillendirecek.Yavrunuzu sevgi içinde, onunda duygularına saygı göstererek büyütürseniz yavrunuz da öğrendiği şekilde size cevap verecektir.
Bu şekilde davranışlar sergileyemiyorsanız mutlaka kendinize ayna tutmalı, kendi psikolojinizi sorgulamalısınız.
Yavrunuzun sağlıklı düşünen ve bunu davranışlarına yansıtan birey olabilmesi için sabırlı, sevgi dolu tutumunuzu kaybetmemelisiniz. Siz sağlıklı bir birey değilseniz çocuğunuzdan bunu bekleyemezsiniz. Bunları başarabilmek için gerekiyorsa profesyonel destek almalısınız.
Sağlıklı bireyler yetiştirebilmek dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top