DefneCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DefneCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Go Okulu

"Bir askerin taktik gücü,
Bir matematikçinin keskinliği,
Bir sanatçının hayal gücü,
Bir şairin ilhamı,
Bir filozofun dinginliği,
Ve güçlü bir zeka "
Zhan Yungi
Adını daha önce duymadığım, go oyunu ile tanışma daveti alınca, Defne ile mutlulukla Taksim'deki Go Okulunun yolunu tuttuk. Eski bir binanın üst katına biraz tedirginlikle çıktık. Ne ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk.
Aslında Go Oyunu; hayranlıkla izlediğim, Akıl Oyunları (A Beautiful Mind) filminde John Nash'in bahçede arkadaşı ile oynadığı oyunun ta kendisiymiş. Bunu öğrenince dikkatsizliğime çok utandım...

Sevgililer Günü

 
Her yerde Sevgililer Günü reklamı var. Doğal olarak çocuklarda etkileniyor reklamlardan.
Daha sevgililer günü gelmeden, Defne başladı "Anne! Babamla sana sevgililer günü için harika bir program yapıyorum" demeye.
"Defne'cim, biz sevgililer gününü kutlamıyoruz, biz eski evliyiz. Bu günü evli olmayanlar, sevgili olanlar kutlar" desem de pek ikna edemedim.

Defne'ye Gastroskopi yapıdı.


Biricik kızım Defne'nin bebekliğinden beri kolik sancıları ile uğraştığımızı, ek gıdaya başladıktan sonra ise yemek yememe sorunu ile baş ettiğimizi ve en sonunda da 1.5 yaşında iken sevgili doktorumuz Prof.Dr. Fügen Çullu Çokuğraş ile tanıştıktan sonra kızımın inek ürünlerine alerjisi olduğunu öğrendiğimizi ve 6 yaşında olmasına rağmen halen keçi sütü ile beslendiğini takip eden sevenlerim biliyorlar.

Kim demiş çoraplar aynı renk giyilir diye!

"Kim demiş, çoraplar aynı renk giyilir" diye!
Defne Dursun, benim ukala kızım böyle diyor. 
Kızıma ukala dediğimde; babası "kime çekmiş aceba, aynı sen" diyor ama ben duymamazlığa vuruyorum.
Bir ayağına başka renk çorap, diğer ayağına başka renk giymek daha eğlenceliymiş, miş, miş......
Kimse karışamazmış nasıl giyindiğine... 

Tehdit ile arkadas olunmaz Defne!


Defne hanım; 4 yıl ana okulunda iken en iyi arkadaşı olan Alper bey ile aynı ilk okulda ama farklı sınıflarda okul devam ediyor.
Defne, ana okulunda iken sürekli Alper ile evleneceğim hayalleri ile başımızı şişirirdi. O kadar iyi arkadaştılar yani.
"Kızım evlenmek zorunda değilsiniz ki, çok iyi arkadaş da olabilirsiniz" sözlerim bir kulağından girip bir kulağından çıkardı. İllaki; birini seviyorsan, evleneceksin pekiştirmesini ne zaman beynine kaydettiyse artık.

Kızımı ben zehirledim !



Evet başlığı doğru okudunuz. Ben, kızımı zehirledim!
Defne'nin alerjilerini, keçi sütü ile beslendiğini bilmeyen yoktur sanırım.
Hala keçi sütü içmeye devam ediyoruz. Pazar günü kahvaltı sonrası Defne'nin yüzü bembeyaz, dudakları mosmor olup kusmaya başlayınca ilk aklıma alerjileri geldi. Bu nedenle çok önemsemedim. Rutin kusmalardan diye düşündüm.
Öğlen başlayan kusma, gece vaktine kadar devam edince doktorumuzla konuşup bir ilaç verdim.Fakat ilaç kullanmamıza rağmen; sabaha kadar öğürerek kusma ve gece başlayan ateş ile mücadele ettik.

Doğum günü hazırlıklarımız

Defne, bu sene doğum gününü okulunda arkadaşları ile kutlayacak. Doğum günü 12 Temmuz ama bu tarihte okullar kapalı ve arkadaşları tatilde olduğu için sevgili öğretmenimiz Betül Hanım ile konuşup erken kutlama yapmaya karar verdik.

Kulak memesi nerede deldirilir?

Anneler genelde, kız çocuklarının kulaklarını, daha bebekken deldirip küpe takıyorlar. 
Biliyorum:))
Ama ben bunu, çocuğa yapılan haksızlık olarak gördüm hep.
Onun isteği dışında, vücuduna müdahale etmek gibi geldi bana. 
O nedenle bugüne kadar kızımın kulakları delik değildi. 

Johnson’s® baby şampuan ile çocuklarınızın gözleri korunsun


Johnson's® baby'den gelen hediye sepetini görünce çok sevindik.
"Defne, bak Johnson's® baby sana sürpriz hediyeler göndermiş" diyerek sepeti ona uzattığımda, evimizde bayram havası esmeye başladı. 
O kadar mutlu oldu ki, görülmeye değerdi:)))

Anne, insan nasıl doğar?


"Anne, insan nasıl doğar?"
 5 yaşında ki kızım bu soruyu Pazar günü sordu. Daha önce de sormuştu ve ben de yaşına uygun bir dilde açıklamıştım.
Ama kızımın öğrenmek istediği dahaaaaa! derin bir konuymuş.
"Anne, insan nasıl doğar?"
"Defneciğim daha önce konuşmuştuk ya, doktora gidiyoruz ve doktor bebeği anne karnından alıp bize veriyor."
"Ben sana onu sormuyorum anneeee!!!"
"Peki Defne, ne soruyorsun?"

Defne, idrar yolları enfeksiyonu geçirdi :(


Güzel kızımı, 3,5 yıl gittiği özel ana sınıfından sonra, uzun araştırmalarımız sonunda, mecburen devlet ana okuluna verdik. Teşvikiye de çok tavsiye edilen bir devlet okulunu seçtik ama eski özel okulu ile kıyaslayınca çok eksikliklerin olduğunu zaman içinde görüyoruz. 

Defne'den incilere devam :)









Ben: Defne!! Ben sana "Hayır" dediğimde, bana "lütfen anne" diyerek ısrar etmeni istemiyorum kızım. Hiç hoşuma gitmiyor. "Hayır" dediysem konu kapanmıştır. Anlaşıldı mı?
Defne: Ama anne!!!!!! Ben senin içinde ki "hayır canavarını" yenmeye çalışıyorum. O yüzden "lütfen anne" diyorum....

Defne, polislere gaz yapıyor:)


internetten alınmıştır.
Defne, gezi olaylarından çok etkilendi.
İki kere gaz bulutunda kalıp, gözleri ve yüzünün yanması ile hıçkırarak ağlamasının bunda etkisi çok tabi. 
Her akşam evimizde ve sokakta düdük, tava, tencere ve davul seslerinin inlemesi, polis şiddetinin apartman kapımızın önünde bile yaşanmış olmasının ve gazdan camlarımızı açamayacak hale gelmemizinde etkisi de var.

Defne, Rota Virüsü oldu.

Resim kaynağı
Defne "Rota Virüsü" oldu. 
Evet... daha önce, Rota Virüsü hakkında ki yazımı okumuş olanlar "Rota Virüsü aşısı" yaptırmadığımızı bilirler.
Aslında ilk belirtiler baş gösterdiğinde "Rota Virüsü" ile ilgili bir şüphemiz olmadı.
Ben, "Defne, yediklerinden dolayı kusmaya başladı" diye düşündüm.

Defne'den inciler.

A: Defne! yemeğini yemek zorundasın. Bu yemek bitecek!
D: Sen Kral'mısın ki her dediğini yapmak zorundayım hııı!!
Ahhh! bu çizgi filimler ahhh...

Yavru kumru, annesine kavuştu.

İş yerinde otururken, yuvasından düştüğünü tahmin ettiğim, yavru bir kumru içeri girdi.
Büyük ihtimalle, yüksekten düştüğü için gagası kanamıştı. 
Ya korkudan ya da yavru olmasından uçamıyordu. 
Sadece paytak paytak yürüyebiliyordu.
Sokakta kalsa kediler yerdi. 

Anne! Ben, büyümek istemiyorum!

Defne, dün evde etkinlik yaparken, kullandığı makası ve kestiği şeylerin çöplerini koltuğun üzerinde bırakmıştı.
Ben de bunu görünce, 
"Defne, bu yaptığın hareketi hiç beğenmedim. Makasın ve çöplerin yeri burası değil değil mi? Makas ile çalışma yapmak için, biraz daha büyümen gerektiğini düşünüyorum. Makası doğru kullanmayı öğrenince, makas ile çalışmalar yapabilirsin" dedim.
Dedim ama her şeye kolay kolay ağlamayan kızım "anne ben büyüyünce burada olmayacağım ki" deyip başladı ağlamaya.

Kızının dağınıklığı ile mutlu olan bir anne.

Benim eskiden diğer adım bayan hijyendi. Evde her yer pırıl pırıl ve düzenli olacaktı. Gece yarısı cam silinebilir, press ütü ile ütü yapılabilirdi.  
Kıyafetler mağaza düzeni gibi katlı olacaktı. Kitaplarımın listesini exel de dosya yapmıştım. Arada bir kitap sayımı yapar, saatlerce onları düzenlerdim.
Şimdi geçmişe bakıyorum da son derece gergin, planlı, huzursuz, diken üstünde bir yaşammış aslında.  

Defne, resim yapmış :)

Benim güzel kızım anne ve babasının resmini yapmış.
Bu güzel resimi hep birlikte buzdolabımızın üzerine astık. 
Baktıkça o kadar şey geçiyor ki aklımdan, Allah'a daha çok şükrediyorum.
Sevgi ile, iyilik ile ve huzur ile kalın. 
Hoşçakalın:)

Sakıp Sabancı Atölyesi ve Müzesi-Monet Sergisi muhteşemdi.

Size, daha önceki yazımda Sakıp Sabancı Müzesi ve çocuk atölyeleri hakkında bilgi vermiştim.
Biz de geçen hafta Defne ile Sakıp Sabancı müzesi, "Fırçam kendimden büyük" atölyesine katıldık.
back to top